küllük

0 yorum var - 14 Temmuz 2008 20:18

Ve herşey kaldığı yerden devam etmek zorundadır .
sahne seyirci koltuklar aynı perde bile eskisi gibi açılıp kapanıyor tek değişen oyuncular asıl oyuncu hep var fakat oyuna girip cıkan misafir oyuncular asıl oyuncunun oynaması gerekenini oynatmıyorlar.Bu nasıl organizasyon hiç hoşlanmadım değiştirmek arzusundayım ama yönetmenin eli uzun, sopasıda var" hayır diyor, sen burda kalacaksın onlar oynayacak sen bakacaksın" istemiyorum burda olmak bu aciz oyunda yer almak,gitmek istiyorum ama sopa kocaman ,kafama kafama yiyorum.Heyy ! yönetmen sana sesleniyorum duy beni ,ben artık sahne arkasında yer almak istiyorum, bu oyuncularla olmaktansa senin yakınında durmak istiyorum.

0 yorum var - 27 Haziran 2008 01:55

Herzamankinden farklı değil esasen ,sadece biraz daha yokluk, gerçi alıştım gibi bu duruma ama yine de düşününce bir garip hissediyorum kendimi biraz Orhan Veli,biraz Nazım Hikmet tadında önemli olanın bunları düşünmemek, düşünmeye fırsat vermemek olduğunun da bilincindeyim üstelik ama bu bilinç beni ne kadar daha tutar yüzeyde emin değilim.Karada kalmak ile karanlıkta kalmak arasındaki fark kadar içindeki-içimdeki durum bir o kadar yakın ,yakınlığı kadar uzak, aklıma gelen her bir yeni fikir eskisine tuzak biliyorum ama yine de aldatasım var kendimi fahişe zihniyetle kendi içime akarak ,yine de korkmuyorum biliyorum çıkacağımya içimden, gideceğim ya buralardan tüm gemileri yakarak.Geriside boş zaten varsın elde kalan yokluk, elimden tüm kaçanlarda yok olsun.

aferim1

KKc

0 yorum var - 18 Nisan 2008 18:59

Gitmekle kalmak arasında bir yerlerdeyim ne gitmek istiyor gönül ne de kalmak , kolaylıgını ,zorlugunu tartışmak değil amaç .Zihnimin kuytularında en güzel anılar var buna karsılık en yüzeyde en son kırgınlıklarım bundan olsa gerek dargınlıklarım .Küskünüm ,kırgınım belki ama ödün vermiyorum kendimden vermeyeceğim de yoluma devam eder bir tavrım var oysa ne yol kaldı geriye ne yolluk elimde olan sadece yokluk,elimin değdiği hersey parcalanıyor ,gözümün değdiği hersey gözden uzaklasıyor ,yüreğime de nadiren değiyor bişeyler ya onlarıda elimle gözüm arasında kalmaya mahkum ediyorum ya parcalıyor yada görmezden geliyorum .Biri de bana anlatsa ya Ben ne yapıyorum.!

0 yorum var - 11 Şubat 2008 14:22

valentinin günü yaklaştıkça aklım bir karış daha uzaklaşıyor ucube bedenden .dışarıya çıkmaya mecalim yok herkesin kolunda sanki kaçıracaklarmışcasına sarıldıgı sevgilisi eşi bilmemnesi ,sevgilisi olmayanların alaycı haha buda bizden gülümsemesi .annemin kapı zili gibi bak sonunda olacağı buydu kaldın başıma efsanesi, zaten bi tregedya bide annemin efsaneleri .off off anlatamıyorum ben böyle iyiyim uzun bi süre daha evdeyim diyemiyorum seklinde yakınsam da söylüyorum gayet tam olarak anlaşılamıyor sanırım tek üzen kısmı bu yani anlaşılamamak da değil aynı şeyleri defalarca kez daha tekrarlayacak olup beyne yeni fikirler için sans tanımamak off allahım off. bahtsız bedevi yada voltranın bilimum cenahları olmak tam bana göre su sıralar.

4 yorum var - 10 Şubat 2008 15:44

Yine aynı zaman aralıklarından biri, hani herzamankinden farksız olan üstüme üstüme gelenlerden .Sadece düşünmeye ihtiyacım var demek isterdim ,ama o kadar cok düşündüm ki kelimeler kifayetsiz kalırken bile hala aklıma gelen fikircikleri yazıya dökmeye calışıyorum çabalıyorum . Ne kadar önem içeriyor bilemiyorum tek bildiğim hava kurşun gibi ağır ... ama ne bağır bağır bağırıyorum ne de herhangi birini kurşun eritmeye çağırıyorum zaten nazımla anlaşamadıgımız tek nokta da bu olsa gerek. Onun dısında bende diyorum hep aynı şeyi ''sen yanmazsan ben yanmazsam biz yanmazsak ;nasıl cıkar karanlıklar aydınlıga.''

5 yorum var - 23 Ocak 2008 22:48

İşte yine 'o' zamanlardan biri zamanın niteliği yada niceliğinin bir önemi yok zamanın kimliğide olmaz zaten ama ne var ki herşeyin ilacı olmak yükümlülüğünü yüklüyorsak üzerine bir de sıfat kazandırmalıyız belki hoş çok da bir gereği yok neyse zıvıttım gene . Diyorum ki bunaldım yani bugün, gerçi çok mutlu olmam lazım finallerden en yüksek notları almışım neredeyse hepsi AA ama bu beni sadece 'o' anlık sevindirdi .
şuan da yazmak istediğim bircok seyin parmaklarımın ucuna gelmesini bekliyorum ama gelmiyor tembellik mi yapıyorum acaba doğaçlama yazıcam derken ne yani cümle oluş klavyeme düş mü :S ne anormal ...!bunu da geciyorum Bugün denizin ortasında biyerlerdeydim içinde oldugumu düşündüm hem istedim hem üşüdüm bu tıpkı 'ona' benziyor .yaşadıgım birkaç güzel 'an'ın anıya dönüştüğü ,o anıların da içime biryere yerleşip kendini zorla hatırlattığı anlar işte bu 'an'lar ...
peki bu yazdığımı benden başka kim anlar :S

aferim3

aycn

4 yorum var - 02 Aralık 2007 22:44

oldugu gibi görünen hiçbir olgu beni oldugundan olgun göstermiyor :S
çok mu cümle oldu devrik :S

grishnackh hakkında:

şu an yaşadığı yer İstanbul. streskop olarak çalışıyor.